Seçimlere dair tartışmaların, ağırlaşan ekonomik krizin, savaşın, artan baskıların damgasını vurduğu, bu unsurlar üzerinden faşist rejimin sıkışıklığının arttığı bir yılı geride bıraktık. Bilhassa ekonomik krizin yıkıcı etkileri emekçi kitleleri vurdukça, iktidar gerçekleri gözlerden saklamak için bir yandan yeni suni kutuplaştırma gündemleri oluşturuyor, bir yandan da milliyetçiliği körüklemek için yeni adımlar atıyor. Sıkışmış durumdaki iktidar, seçimlerde aldığı yenilgiden sonra yaydığı ve düzen muhalefeti tarafından da köpürtülen “yumuşama beklentisi”nin aksine, devlet terörünü ve militarizmi daha da arttırmaktan başka bir yol bulamamaktadır.