Analiz

Kahrolsun Saray ve Onun Savaşı!

Sıkışmışlık içindeki Erdoğan, emperyal hayallerinde kilit öneme sahip olan İdlib’deki hâkimiyetini korumak ve orada beslediği cihatçı çetelere arka çıkmak için, daha da büyüme potansiyeli taşıyan bir savaşın düğmesine bastı. Bu kez karşısında Kürt güçleri değil, bizzat bir devlet vardır: Suriye devleti. Suriye’nin tek başına olmadığı, İran ve Rusya’nın açık ve doğrudan desteği aşikâr olduğuna göre, bu savaşın gidişatını belirleyecek olan şey, Rusya’nın ve kuşkusuz ABD’nin tutumu olacaktır. AKP-MHP faşist iktidar bloku, ABD’nin ve NATO’nun desteğini alabileceklerini ve buna dayanarak Rusya’nın geri adım atabileceğini hesap ederek büyük bir kumar oynamaktadır.

published on 3 Mart 2020

Nükleer Silah Sevdası

Erdoğan ve başında olduğu faşist rejim Türkiye’yi bu tür yeni yıkımlara doğru sürüklemektedir. Tam da nükleer silah hevesini dile getirdiği Sivas konuşmasında Erdoğan’ın Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşının dışında kalmış olmasından yakınması da onun nasıl da bir savaş sevicisi olduğunu ortaya koymaktadır. Nükleer silah hevesi de bu politikayla tümüyle uyumludur, onu teyit etmektedir. Faşist maceracıların emellerini boşa çıkarmanın temel alanlarından birisi emekçi kitleleri bu “büyük güç” şovenizmine karşı aşılama mücadelesini kararlılıkla devam ettirip güçlendirmektir.

published on 27 Eylül 2019

Dış Politikadan Ekonomiye: Rejimin Açmazları Büyüyor

Yerel seçimler ve özellikle de tekrarlanan İstanbul seçimi akabinde kimi çevrelerde ortamın yumuşayacağına dair beklentiler artmış idiyse de, öngördüğümüz gibi, gidişat bunun tersini gösteriyor. Başta kayyum darbesi olmak üzere son haftaların gelişmeleri bunu daha güçlü biçimde doğruluyor. Sıkışıklıktan kurtulamayan rejim, gücü yettiği ölçüde her cephede baskıyı arttırarak yol almaya çalışmaktadır.

published on 6 Eylül 2019

Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti

İnsanlar Van’da, Mardin'de, Diyarbakır’da devletin başlarına ördüğü belayla meşgulken ‘Nevzuhûr İttihatçılık’ Fırat’ın batısında da izanla, mantıkla, vicdanla izahı mümkün olmayan işler çeviriyor. Beri tarafta Irak’ın kuzeyinde savaşı büyüttükçe büyütüyor; pergeli ta Irak’ın orta yerine kadar açmış. Sorgusuz sualsiz. Beka dendiğinde sorgu zaten yersiz!

published on 22 Ağustos 2019

Kürt Sorunu ve Emperyalist Savaşın İç Siyasete Yansımaları

Türkiye’de önümüzdeki döneme damgasını basacak esas gelişme, burjuva kamp içinde yönelimleri farklı olan kesimler arasında çatışmanın kızışması olacaktır. Türkiye şu an sonucu belli olmayan kaotik bir sürece girmiştir. Bu sürecin doğuracağı sonuçlar, gerek faşist Erdoğan iktidarı gerek ona muhalif burjuva kesimler açısından henüz belirsizdir.

published on 24 Temmuz 2019

Faşist Rejimin Üç Yılına Bir Bakış

Önümüzde çok açık ki, sadece rejim güçlerine ve muhalefete değil dünya konjonktürüne de bağlı olarak ekonomik ve siyasal gerilimlerle yüklü bir dönem uzanmaktadır. Bu dönemde burjuvazi içindeki çatışmanın sertleşeceği şimdiden görülürken, daha ağır sömürü koşullarına maruz kalacak emekçi kitleleri de sınıf mücadelesinin şiddetleneceği günler beklemektedir.

published on 16 Temmuz 2019

Akıntıya karşı kürek ve ‘akıntı’…

Türkiye’yi ‘Türk tipi başkanlık sistemi’ne taşıyan 16 Nisan 2017 referandumu, AKP-MHP ittifakının bir ‘fırsatçılığı’ olarak gündeme gelmişti. 15 Temmuz’daki darbe girişiminden hemen sonra ilan edilen Olağanüstü Hal rejimi yürürlükteydi.

published on 24 Haziran 2019

23 Haziran’a Giderken

İktidarın 23 Haziran’da 31 Mart’ın tekrarlanmasına izin vermemek için elinden geleni yapacağı kuşkusuzdur. Ancak yapılanlar kitlelerin çoğunluğunda İmamoğlu’na haksızlık yapıldığı duygusunu güçlendirmiştir. İmamoğlu’nun önünün kesilememesi durumunda Erdoğan’ın yenilgisi duble yenilgi olarak algılanacaktır ve bunun etkisi de daha güçlü olacaktır. Bu tabloda en büyük eksiklik örgütlü bir işçi hareketinin olmamasıdır.

published on 3 Haziran 2019

Bir Büyük Hapishane İçinde!

Türkiye’de faşist rejim, izlediği politikalarla ve tüm uygulamalarıyla toplumun üstüne bir karabasan gibi çöküyor ve muhalefeti nefessiz bırakmaya çalışıyor. Ülkenin koca bir hapishaneye çevrildiği bu ortamda, cezaevlerinin durumu da rejimin karakterini yansıtır biçimde kötüleşiyor.

published on 14 Mayıs 2019

Zamanı Korkuya Boğanların Korkusu

Erdoğan kitlelerin gözünde bir kudret ve cesaret resmi çizmeye, tüm dünyaya kafa tuttuğu yanılsaması yaratmaya çalışıyor. Kendini iç ve dış düşmanlar karşısında milletin tek koruyucusu ve kurtarıcısı olarak pazarlıyor. Azgın fırtınalarda millete kılavuzluk ettiği, cesaret verdiği yanılsamasını yayıyor. Bu uğurda milletin babası, reisi kılığına girerek etrafına bir kutsallık halesi ördürüyor. Her fırsatta karşıtlarına yönelik hamaset, tehdit, kin ve nefret dolu konuşmalar yapıyor. Ancak özenle sahnelediği bu korkusuzluk, yıkılmazlık ve mutlak iktidar gösterisine rağmen kendini ele vermekten, duyduğu korkunun büyüklüğünü açığa vurmaktan kaçınamıyor.

published on 7 Mayıs 2019

Rejimin Linç Saldırısı ve Yeni Tuzakları

İstanbul seçimleri yenilenirse düzen muhalefeti bu seçim oyununa katılmayı bir kez daha kabul eder mi, “milli mutabakat” ve “normalleşme” hayallerini sürdürür mü bilinmez ama her halükârda, linç girişiminde atılan yumruklarla, fırlatılan taşlarla ve çekilen bıçaklarla tescil edilen bir gerçek var ki o da, yalancı güneşi görüp bahar geldi sananları büyük bir hayal kırıklığının beklediğidir!

published on 24 Nisan 2019
Abone ol %1