Sıkışmışlık içindeki Erdoğan, emperyal hayallerinde kilit öneme sahip olan İdlib’deki hâkimiyetini korumak ve orada beslediği cihatçı çetelere arka çıkmak için, daha da büyüme potansiyeli taşıyan bir savaşın düğmesine bastı. Bu kez karşısında Kürt güçleri değil, bizzat bir devlet vardır: Suriye devleti. Suriye’nin tek başına olmadığı, İran ve Rusya’nın açık ve doğrudan desteği aşikâr olduğuna göre, bu savaşın gidişatını belirleyecek olan şey, Rusya’nın ve kuşkusuz ABD’nin tutumu olacaktır. AKP-MHP faşist iktidar bloku, ABD’nin ve NATO’nun desteğini alabileceklerini ve buna dayanarak Rusya’nın geri adım atabileceğini hesap ederek büyük bir kumar oynamaktadır.